8 Aralık 2013 Pazar

Peynirli Kek...

0 yorum
     Gİsi Tasarım'ın instagramında görünce bu sabah kahvaltıya yapmalıyım dedim ve yaptım. TAm istediğim lezzetteydi içine dereotu koymak istedim ama eşimin damak tadına uymayacağını düşündüğüm için sadece köy peyiniri koydum . Hem pratik hem lezzetli bir tarif.
Yaptığım şekliyle ekliyorum tarifi.


Malzemeler:

  • 3 adet yumurta
  • 1 su bardağı süt
  • 1 çay bardağından 2 parmak eksik zeytinya
  • 1 su bardağı minik minik doğranmış beyaz peynir
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 2 su bardağı + 2 yemek kaşığı dolusu elenmiş un

Yumurta, süt, zeytinyağ, tuz bir kapta çırpılır. İçine kabartma tozu ve un elenir tekrar çırpılır. En son peynirler ilave edilip baton kek kalıbına dökülür 175C de pişirilir. 

İsterseniz içine kaşar peyniri, maydonoz, dereotu, nane de ilave edebiliriz. 

7 Aralık 2013 Cumartesi

Balkabaklı Cheescake...

0 yorum
    Balkabaklı cheescake nasıl olur demeyin deneyin bence. Ama her damak tadına uymayabilir ama ben balkabağını çok seven biri olarak krema, zencefil ve tarçınla buluştuğu o tadı çok sevdim.

    Hatta damak tadına çok güvenen eniştemize tattırdım ve içinde ne olduğunu tahmin etmesini istedim ama havuç dedi, tahin diyen oldu, ama ana malzemeyi kimse bilemedi.  İşte ben bunu seviyorum:)

Tarifimiz
Buradan  Fakat ben bir kaç değişiklik yaptım tarifte. Orijinal tarifte balkabaklı kareler olarak geçiyordu fakat cheescake gibi olduğu için bu isim daha uygun gibi geldi bana. Yapmadan önce tart gibi olacağını düşünmüştüm .

http://www.hayatintakendisi.com/2011/04/balkabakli-kareler/




Malzemeler
Fındıklı Taban için
§  1/2 su bardağı (50 gr) fındık
§  1 su bardağı (130 gr) un
§  110 gr tereyağı   ( Yağı daha az koyabilirsiniz ) biraz ağır geldi tadı bana
§  1/3 su bardağı (110 gr) esmer şeker
§  1/2 çay kaşığı vanilya
§  Çay kaşığının ucu ile tuz
Balkabaklı Dolgu için
§  2 adet yumurta
§  2 su bardağı (425 gr) balkabağı püresi *
§  3/4 su bardağı (165 gr) esmer şeker
§  1/2 çay kaşığı vanilya
§  1 çay kaşığı tarçın
§  1/2 çay kaşığı toz zencefil  (zencefil daha az olabilir)
§  1/8 çay kaşığı karanfil
§  2 küçük kutu (400 ml) krema  (ben 1 paket kullandım)
Fındıklı Tabanı Hazırlamak için
Fındıkları, un ve tuzu blendıra koyup, fındıklarda iyice parçalanıp toz haline gelene kadar çekiyoruz.
Başka bir kapta oda sıcaklığındaki tereyağı ve şekeri krema kıvamına gelene kadar çırpıyoruz. Daha sonra unlu karışımı ekleyip yumuşak bir hamur elde edene kadar yoğuruyoruz. Hazırladığımız hamuru yağladığımız dikdörtgen bir fırın kabına (23 cm x 33 cm) hafif bastırarak her tarafı eşit olacak şekilde yayıyoruz. Önceden 175 C’ye ısıttığımız fırında 15 dakika kadar hamurumuzun kenarları hafif kızarana kada pişiriyoruz. 15 dakika sonra fırında çıakrıp hafif ılınması için kenara alıyoruz.
Balkabaklı Dolguyu Hazırlamak için
*** Balkabağı püresini hazır olarak bulamıyorsanız, aldığınız bir yada iki dilim balkabağını kabuklarını soymadan hafifçe yağlayın. Daha sonra bir fırın tepsisine koyup 200 C’ye ısıttığınız fırında arada alt üst çevirerek yumuşayana kadar 1 saat kadar pişirin. Balkabağınız yumuşayınca fırından alın ve hafif soğuyunca bir kaşık yardımıyla kabukların üzerinden içini bir kaseye sıyırın. Blendırdan geçirerek pürenizi hazırlayabilirsiniz ve fazla miktarını buzluğa kaldırarak saklıyabilirsiniz.

Yumurtaları çırpıyoruz. Yumurtaların üzerine balkabağı püresi, şeker, vanilya ve baharatları ekleyip çırpmaya devam ediyoruz. son olarak çırpmaya devam ederek azar azar kremayı ekliyoruz. Hazırladığımız bu dolguyu fırında 15 dakika pişirdiğimiz tabanın üzerine döküp 175 C’de 30-35 dakika daha pişiriyoruz. Soğuduktan sonra kalp kalıbıyla kesip servis yapıyoruz. İsterseniz kare karede dilimleyebilirsiniz. 




Bİr Doğum Günü Hİkayesi....Yorucu ama güzeldi ...

2 yorum
       Neredeyse aylar öncesinden konuşmuştuk bu doğum günü için neler yapacağımızı. Gün geldi çattı. Tabi ben merakla kaç gün öncesinden başladım hazırlıklara. Daha önce davetiyelerini paylaşmıştım. Şimdi de diğer hazırlıkları eklemek istiyorum.BUgün malesef ki fotoğraf makinamı evde unuttuğum için arkadaşlar çektikleri fotoğrafları gönderdikleri zaman ekleyeceğim inş.
    Nasıl yaptığımı da yazayım ki herkese fikir olsun..
    Öncelikle tasarımları ücretsiz bir siteden indiriyorsunuz. Herhangi bir grafik programında ben paintbrush programı kullandım. Doğum günü çocuğunun ismini yazıyorsunuz gerekli yerlere.
    Daha sonra çevrenizde bir ozalitçi buluyorsunuz. Her kırtasiye de yapılmıyor çünkü. Ayrıca kesim yapabilen bir ozalitçi bulursanız daha sonra tek tek kesmek zorunda kalmazsınız. Yuvarlak şekilleri kesmek çok zor oluyor çünkü. Bİr üçgen kare olursa maket bıçağı ile kesmek kolay.
    Tabi nereye nasıl uygulayacağınızı da belirlerseniz bir kere de halletmiş olursunuz.
    Ben mesela ilk etapta bannerları, su bantlarını, peçete halkalarını, hazırladım daha sonra baykuşlu masekeleri bastırdım, daha sonra da lavanta keseleri için etiketleri bastırdım.





Mekan Oba Türk Mutfağı idi
Şark köşesinde döşenmiş bir odası mevcut. 
Ev ortamı gibi
Bayanlar istedikleri gibi eğlenebiliyorlar.
Bİz de öyle yaptık.
Yalnız biraz vasat bir yer olduğunu itiraf etmeliyim. 








 
                                               '' Meleklerim Benim'' yazılı kurabiyeler
 


Lavanta Keseleri 
Çuval kumaşından kesilen parçalar yanlardan 
silikonlanıp içine lavanta konulur ve 
etiketler bağlanır.


Fotoğraf Çekim Çerçevesi 
Son zamanların modası

Mukavva karton alıp istediğiniz şekilde kesiyorsunuz
ben saçak ip yapıştırdım. Üzerineden
fon kağıdan isimleri . 


Baykuş maskeler. Kesilip gözleri oyulur
köşesine bir minik kurdale yapıştırılır.


Çerçevenin ilk hali


Doğum Günü kızımızın etiketleri


English home poşetinden hediye paket. 
Ücretsiz olan bu etikleri indirdikten sonra 
hediye paketine zımbalanır


Bu sayfada ücretsiz olarak bastırılabilen etiketleri Zümra Feyza olarak değiştirip
düzenledim ve çıktılarını aldım.



Bebek bezlerinden pasta. 




5 Aralık 2013 Perşembe

Yeni doğan bebişimizi görmek için yollara düşmüşüm...

0 yorum
      Teyzelik fikri başlarda anlamsız oluyor. Özellikle daha anneden ayrılmazken bebek. Ama büyüdükçe daha da çok hissediyor insan o duyguyu. Rana'mız bizim ilk göz ağrımız. Yeri bambaşka. Tabi ufaklık büyüyünce ne olur bilinmez ama durum şimdilik bu. Gittim gördüm Mustafa Agah'ımızı. Henüz iki haftalık. Emiyor, yatıyor, uyuyor, kalkıyor, emiyor, uyuyor böyle bir süreç.  Kardeşimin günleri artık bir bebeğe endeksli. Tabi annelik duygusuyla yapılır ancak bütün bunlar. O yüzden ben anlamam. Sadece şu hissiyatımla düşündüğümde büyük bir sabır süreci gibi geliyor. Ama anne hissiyatıyla bakınca sanırım daha farklı. DAha keyifli gibi.  VElhasılı  sadece yaşamak lazım.
     BÜtün duygular yaşandıkça , zamanı, mekanı geldikçe ancak açığa çıkar ve hissedilebilir.  Örneğin evlenmeden önce anlayamazsınız evliliğin nasıl birşey olduğunu.  Ne kadar anlatsanız da herkes ayrı yaşar o duyguları. Ama yol yordam gösterebiliriz azıcık. Mesela saygı başta gelir deriz, güler yüz tatlı dil deriz, yeri geldi mi susacaksın deriz, hep klişedir ama hep de temel direğidir bu sözler evliliğin. Nereden geldim bu konuya hıı evet annelikte öyledir muhakkak.  Aşk da... Sanırım ancak aşkla izah edilebilir bir annenin çocuğuna olan duyguları...AZıcık yanından gidince kokusunu özlemesi, ufacık bir şey de içinin gitmesi... vs.
     Gelelim teyzelik duygusuna. Bakın bunu anlatabilirim işte. Özlersiniz yeğeninizi , en çok sizi sevsin istersiniz (tabi mümkün değil onca teyze arasından beni seçmesi )( bir de kendini sevdirmek için kendini parçalayan teyzeleri varsa hiç mümkün değil:))) tabi ben bu durumu başta kanıksadığım için dert etmiyorum. Yanınıza geldiğinde öper, öper, öper, doyamazsınız. Onunla konuşmak, bişeyler yapmak  mutlu olduğunu görmek büyük bir keyif olur sizin için.
    İşte Mustafa Agah'ımız da birazcık büyüsün teyzelik duygularımız yavaş yavaş inkişaf edecek inş.
    Bir sürü fotoğrafını çekmeyi hayal etmiştim. Ama olmadı . SAdece fırsat bulduğumuz bir ara akşam çektilerim var onlar da istediğim gibi olmadı. Artık birazcık daha büyüsün inş. fotoğrafçılık sanatımı konuşturacağım:))



                                                 Rana Ve Mustafa Agah



Mustafa Agah


3 Boyutlu Kağıttan Harfler...

0 yorum
      BUgünüm kağıtlarla geçti desem yeridir. Yİne internette dolaşırken harf kalıplarını gördüm ve hemencecik yazdırıp, kestim , yapıştırdım ve bu güzelim R harfi çıktı ortaya. Yaparken aklıma bir sürü fikir de geldi. Mesela bu harfleri bir araya getirip çerçeve yapabilirim ya da doğum günleri için duvar süsü ya da masa süsü olarak kullanılabilir.



Zahmetli kesme işleminin ardından...




Kalıp kıvrılması gereken yerlerden katlanır



Ek olan yerlerle birlikte kat yerlerinden yapıştırılır


En son üst kısımdan yapıştırıldıktan sonra...
Benek benek süslenir...






Tabi kurdalesiz olmaz:))






GÜzel Sözler...Kağıtlar...ZArflar

0 yorum
       İnternetteki DIY'lar .Yani kendin yap fikirleri o kadar çok hoşuma gidiyor ki. Daha öncede bahsetmiştim saatlerce o site bu site dolaşabilirim. Dolaşıyorum da. Çok beğendiklerimi uyguluyorum hemen. Gezerken kendimce bir şeyler de üretiyorum. Ufacık bir fikir başka başka fikirleri beraberinde getiriyor. Bahsetmiştim arkadaşın kızının doğum günü partisi var hafta sonu. Şimdiden çok merak ediyorum nasıl bir gün bekliyor bizi diye.  Bu akşam onun için güzel sözler kartları hazırladım. Daha önce bir oyuncak mağazasında görüp aldığım spiral delgeçle çıktı bunlar. Hepsini tek tek numaralandırdım . Herkes bir numara seçecek ve o numaraya denk gelen kart onun sözü olacak.
    Bakalım nasıl hazırlamışım..


Kağıtlar köşelerden spiral delgeçle kesildi.


İnternetten güzel sözler bulundu


Kağıtlara yazıldı


Bu arada şunu farkettim. Yabancı sitelerde çok daha güzel görsellikte
paylaşılmış güzel sözler. 
Böyle çalışmalara ihtiyaç var gibi. 


ZArfların köşeleri delgeçle kesildi.


Kağıtlar zarflara yerleştirildi. 


Kesilen spiral şekiller zarfların üzerine yapıştırıldı ve
zarflar tek tek numaralandırıldı. 



Kesilen kağıtlar da numaralandırılır



Yine spiral şekillerle süslenen kağıt bardağa konulur






27 Kasım 2013 Çarşamba

PAtik....

1 yorum
    Yeni bir patik daha. Bu örneği çok sevdim. Hem kolay, pratik bir örnek. Bugün komşularımı çaya çağırmıştım ve yaptığım amigurumileri görünce çok beğendiler. Bİr tanesi öğretmemi rica etti. Ben de seve seve kabul ettim. Getirdi ipleri , tabi yanında bir hırka ve patik örneği ile birlikte. Ben ona amigurumi yapmayı o da bana farklı bir patik örneği gösterdi. Karşılıklı paylaşımlarda bulunduk velhasılı. Ben de hemencecik bir tarafını ördüm bile. :)



Uç kısmından 10 zincir çekerek başlanıyor. Tekli trabzanla 4 sıra yapılıyor. 
4. sırada 38 adet trabzan yapıldıktan sonra. 
aynı ilmeğe 1 trabzan 1 zincir 1 trabzan yapılıp
1 ilmek atlanır bu şekilde 1 sırada 20 tane olacak
tekrar aynı ilmeğe 1 trabzan 1 zincir 1 trabzan yapılıp  13 sıra örülür
Geri kalan kısmı da ayağa giyilen kısma gelince 18 tane olacak şekilde 
örülür. Bu sefer dolanmadan. Bir sıra gidip bir sıra gelinerek örülür. 
11 sıra bu şekilde örülüp arkadan kapatılır.

Nasıl anlattım bilmiyorum:))
Bu yazıdan anlayıp da örebilene helal olsun derim. 
Ama başka türlü nasıl anlatılır ki?






 

Rukiye'nin Günlüğü Copyright © 2012 Design by Ipietoon Blogger Template